23 Haziran 2008 Pazartesi
11 Mart 2008 Salı
EĞİTİM
Güntepede yaşamı oluşturmaya çalışan bu ali ünüvar kim neci biraz eşeleyelim bakalım geçmişte neler yapmaya çabalamış başaramayıncada kendini dağlara verip yeşillikler yaratımanın derdine düşüvermiş.
"Bir gündü ağır bir gün
kalbi bunaltan bir gün" dizelerindeki ifade bizlere neyi çağrıştırıyorsa on yaşında ayağı yalınayak sırtı yırtık karnı aç bir çoçukda böyle kalbi bunaltan bir değil onlarca gün kalbi bunala bunala ilkokul eğitimini kılanda ortaokulu ulukışlada yayan yapıldak tamamlayıvermiştik.
Ya sonrası lise nasıl okunacaktı. dağları sevyorduk köyü sevyorduk ama açtık yoksulluk yakamıza yapışmış bırakmıyordu ya çiftçilik bir alemdi karasabanın peşinde öküzlerle odağ senin bu dağ benim yayan yapıldak koştur allah koştur.Radyolardan vatan cephesine geçenlerin isimleri okunuyor okundukca köylüler böbürlenip ismi okunmıyanları vatan haini ilan ediveriyorlardı.Menderes hükümeti iş başında idi acans dinlemek meşhurdu herkes memleket sevdalısı idi 1960 lı yıllarda işde bir gün askerler önümüzü kesti ve iki öğrenci çarşıya giderken ayrılın bakim iki kişinin yanyana yürümesi yasak demişti.altmış ihtilalini bir köylü çocuğu bilgeliliği ile böyle anımsadım ve bizi askerin adam yerine koymasına hep böbürlendik .
liseyi okumamın imkanı olmadığı bir dönemde bir mucize sonucu yatılı olan Adana bölge ziraat okulunu kazanıvermiştim.Artık uyku durak yok çalışmak vardı dünyayı tanımak insanları tanımak vardı. okuldayken ABD başkanı kenedi amerikada vurulmuş türkiye de bayraklar yarıya indirilmiş ve yas ilan edilmişsede önemli değildi.biz okuyorduk karnımız tok sırtımız pek ti okulda tuvalet kapısına gominıs lafları yazılmış tuvaletin kapısı söklüp emniyete tahlile gitmiş bu olaydan dolayı bir kaç kişi okuldan atılmış ve bazılarıda sürülmüştü. ama buda önemli değildi namaz kılıp oruç tuttuktan sonra ne gam bizlere birşeyler olmıyordu.derken okul bitti ve ziraat memuru oluverdik.ama ünüversiteye giden kafayı bozuyormuş diye bizler aramızda telkinde bulunduğumuzdan sorun yoktu memur oluverdik ne ünüversitesi memur memurdur açlara göre iyidir deyip .Nevşehirin Derinkuyu ilçesinde ziraat memurluğuna başlayıverdik 1966 tarihinde işte neler olduysa oldu turkiyenin toplumsal çalkantılarının başlamasını burada öğrenmiye koyulduk....
"Bir gündü ağır bir gün
kalbi bunaltan bir gün" dizelerindeki ifade bizlere neyi çağrıştırıyorsa on yaşında ayağı yalınayak sırtı yırtık karnı aç bir çoçukda böyle kalbi bunaltan bir değil onlarca gün kalbi bunala bunala ilkokul eğitimini kılanda ortaokulu ulukışlada yayan yapıldak tamamlayıvermiştik.
Ya sonrası lise nasıl okunacaktı. dağları sevyorduk köyü sevyorduk ama açtık yoksulluk yakamıza yapışmış bırakmıyordu ya çiftçilik bir alemdi karasabanın peşinde öküzlerle odağ senin bu dağ benim yayan yapıldak koştur allah koştur.Radyolardan vatan cephesine geçenlerin isimleri okunuyor okundukca köylüler böbürlenip ismi okunmıyanları vatan haini ilan ediveriyorlardı.Menderes hükümeti iş başında idi acans dinlemek meşhurdu herkes memleket sevdalısı idi 1960 lı yıllarda işde bir gün askerler önümüzü kesti ve iki öğrenci çarşıya giderken ayrılın bakim iki kişinin yanyana yürümesi yasak demişti.altmış ihtilalini bir köylü çocuğu bilgeliliği ile böyle anımsadım ve bizi askerin adam yerine koymasına hep böbürlendik .
liseyi okumamın imkanı olmadığı bir dönemde bir mucize sonucu yatılı olan Adana bölge ziraat okulunu kazanıvermiştim.Artık uyku durak yok çalışmak vardı dünyayı tanımak insanları tanımak vardı. okuldayken ABD başkanı kenedi amerikada vurulmuş türkiye de bayraklar yarıya indirilmiş ve yas ilan edilmişsede önemli değildi.biz okuyorduk karnımız tok sırtımız pek ti okulda tuvalet kapısına gominıs lafları yazılmış tuvaletin kapısı söklüp emniyete tahlile gitmiş bu olaydan dolayı bir kaç kişi okuldan atılmış ve bazılarıda sürülmüştü. ama buda önemli değildi namaz kılıp oruç tuttuktan sonra ne gam bizlere birşeyler olmıyordu.derken okul bitti ve ziraat memuru oluverdik.ama ünüversiteye giden kafayı bozuyormuş diye bizler aramızda telkinde bulunduğumuzdan sorun yoktu memur oluverdik ne ünüversitesi memur memurdur açlara göre iyidir deyip .Nevşehirin Derinkuyu ilçesinde ziraat memurluğuna başlayıverdik 1966 tarihinde işte neler olduysa oldu turkiyenin toplumsal çalkantılarının başlamasını burada öğrenmiye koyulduk....
10 Mart 2008 Pazartesi
TARIM
Sitemizde tarımsal faaliyetleri zaman içerisinde teorik ve pratik konuları okurlarımızla sanal da olsa paylaşmalıyız. güntepede yaşantının renkli yanlarını acı tatlı toplumsal sorunların bir yumak haline nasıl geldiğini doğal yaşamı kendi elleri mizle nasıl yok ettiğimizi paylaşmalıyız. Türkiyede tarım nereye gidiyor sorunları çözümleri nelerdir.birazcık bilmeliyiz.diye düşünüyorum.
Tarımsal üretimin neresinden başlamalıyız.Tüm yaşantımızı tarım ilgilendir
diğine göre
Tarımın bir kolundan başlayalım mesela TÜRKİYEDE meyve yetiştiriciliği ne alemde sorunları çözümleri sebzecilik ,organik tarım ne,yetiştiriciler işi doğru yapıyormu tüketicilerimize doğru bilgiler veriliyormu cevaplar bulalım.......
Tarımsal üretimin neresinden başlamalıyız.Tüm yaşantımızı tarım ilgilendir
diğine göre
Tarımın bir kolundan başlayalım mesela TÜRKİYEDE meyve yetiştiriciliği ne alemde sorunları çözümleri sebzecilik ,organik tarım ne,yetiştiriciler işi doğru yapıyormu tüketicilerimize doğru bilgiler veriliyormu cevaplar bulalım.......
GÜNTEPE DE YAŞAM NASIL BAŞLAMIŞTI
Güzelim ülkemizin doğasında bir yer aramıştım ömrümün kalan kısmını geçirmek üzere,nerelere gitmedimki edirneden sinopa çanakkaleden trabzona her gittiğim yer beni öyle büyülediki şaşırmış kalmıştım tam 45 ilimizi hem görev yapıp hemde son noktayı koyup işte ben burada yaşamalıyım demek için .tüm yurdumu dolaşmıştım l990 -94 yılları arasında .
Sonunda öyle bir yer seçtimki işte burası dedim .ve başladım kazma kürek çalışmaya sanki yeni hayata atılan bir genç gibi tüm emek gücüne dayanan bir çalışma temposu ile yaşamımda emek olmalı tarım olmalı kültür olmalı hayatı tırnaklarımızla yeniden yaratmalıydık adeta toprak canlanmalı gelecek nesillere birşeyler söylemeliydi. işte 1994 yılında güntepe çiftliği iç anadolunun kuzey toroslarında l600 rakımlı susuz yarı çıplak bir yamacına köylünün istanbullardan gelinipte buralardan toprak satın alan bu şaşkında kim acaba diyen sorularına hiç aldırmadan hayata başlayıverdik
Burası Niğde ili ulukışla ilçesine bağlı aktoprak [kılan] kasabası idi ve güntepe çiftliğinde yaşam 1994 yılı nisan ayında başladı ama ne başlayış........
Sonunda öyle bir yer seçtimki işte burası dedim .ve başladım kazma kürek çalışmaya sanki yeni hayata atılan bir genç gibi tüm emek gücüne dayanan bir çalışma temposu ile yaşamımda emek olmalı tarım olmalı kültür olmalı hayatı tırnaklarımızla yeniden yaratmalıydık adeta toprak canlanmalı gelecek nesillere birşeyler söylemeliydi. işte 1994 yılında güntepe çiftliği iç anadolunun kuzey toroslarında l600 rakımlı susuz yarı çıplak bir yamacına köylünün istanbullardan gelinipte buralardan toprak satın alan bu şaşkında kim acaba diyen sorularına hiç aldırmadan hayata başlayıverdik
Burası Niğde ili ulukışla ilçesine bağlı aktoprak [kılan] kasabası idi ve güntepe çiftliğinde yaşam 1994 yılı nisan ayında başladı ama ne başlayış........
08 Mart 2008 Cumartesi
Merhabalar.....
Tarım; Bitkisel ve Hayvansal ürünlerin üretilmesi, bunların kalite ve verimlerinin yükseltilmesi, bu ürünlerin uygun koşullarda muhafazası, işlenip değerlendirilmesi ve pazarlanmasına denir.
Bu bilim dalı bilimsel bilginin yanısıra özel yetenek ve önsezi gerektirir. Uygulamalı bir bilim dalı olup, Amacı insanların yararına ekonomik değerler elde etmektir.
Tarım, iki temel üretim dalından oluşur. Bunlar Bitkisel Üretim ve Hayvansal Üretim dir. Bu iki temel tarımsal üretim dalı ve hatta tanımları arasındaki tek ayrım, kullandıkları materyalin birinde bitki ötekinde ise hayvan materyali oluşudur. Hayvansal üretimi tarımın dışında kabul etmek, günümüz gerçeklerine aykırı ve çağın gerisinde kalmış bir görüştür ve ancak geri kalmış ya da gelişmekte olan toplumlarda geçerlidir. Çünkü bu iki temel üretim kolu, birbirine gereksinimi olan, birbirini tamamlayan ve destekleyen iki üretim dalıdır. Bu nedenle de, gelişmiş ülkelerde hayvansal üretim hayvan tarımı anlamına gelen terimlerle ifade edilir. Örneğin İngilizce karşılığı "Animal Husbandry", Fransızca karşılığı L'Agriculture animal" ve Almanca karşılığı ise "Tierproduktion"dur.
Bu bilim dalı bilimsel bilginin yanısıra özel yetenek ve önsezi gerektirir. Uygulamalı bir bilim dalı olup, Amacı insanların yararına ekonomik değerler elde etmektir.
Tarım, iki temel üretim dalından oluşur. Bunlar Bitkisel Üretim ve Hayvansal Üretim dir. Bu iki temel tarımsal üretim dalı ve hatta tanımları arasındaki tek ayrım, kullandıkları materyalin birinde bitki ötekinde ise hayvan materyali oluşudur. Hayvansal üretimi tarımın dışında kabul etmek, günümüz gerçeklerine aykırı ve çağın gerisinde kalmış bir görüştür ve ancak geri kalmış ya da gelişmekte olan toplumlarda geçerlidir. Çünkü bu iki temel üretim kolu, birbirine gereksinimi olan, birbirini tamamlayan ve destekleyen iki üretim dalıdır. Bu nedenle de, gelişmiş ülkelerde hayvansal üretim hayvan tarımı anlamına gelen terimlerle ifade edilir. Örneğin İngilizce karşılığı "Animal Husbandry", Fransızca karşılığı L'Agriculture animal" ve Almanca karşılığı ise "Tierproduktion"dur.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)